4 Eylül 2011 Pazar






ÖĞRENDİM


Hayat kordan bir ateş ise,  ben çıplak ayakla, ateş üstünde,yürümeyi öğrendim.
Sevgi, anlayış, sadakat ve hayata dair sınırlarımı zorlayan kişilere ne zaman ve nasıl tepki göstereceğimi öğrendim.
Her yaşanmışlıklar aynıda olsa,  tepkinin ne kadar farklı olduğunu öğrendim.
Sabır ve susmanın konuşmaktan daha zor olduğunu öğrendim.
Her aşk aynı olsa da insanın içini nasıl farklı yaktığını öğrendim.
Hayatın getirdiklerinin iyi yada kötü olduğunu düşünmeden yoluma devam etmenin ne kadar güç olduğunu öğrendim.
Alınan kararların anında ne kadar çabuk değiştiğini ve bu değişikliğin insanı nasıl tuzla buz ettiğini öğrendim.
Okyanusta yüzüp bir avuç suda boğulmayı öğrendim.
Sözlerin ve yaşanmışlıkların yalnızca o an için olduğunu , her duygunun an ve an değiştiğini öğrendim.
Bilmenin   bir bok olmadığını, bilinmezliğin  kadim olduğunu öğrendim.
Hayatın ne kadar basit olduğunu buna karşılık insanların ne kadar değişken,anlaşılmaz ve zor olduğunu öğrendim.
Bir avuç toprağa gönderilecek bir yaşam için insanların birbirlerini nasıl ezdiklerini öğrendim.
Şu kısacık hayatta, komik olan çok her şeyin; insanı nasıl acıttığını öğrendim.


Ey hayat senin ne kadar doğru olduğunu öğrendikçe insanların nasıl karmaşık ve çarpık olduğunu öğrendim....



1 Haziran 2011 Çarşamba

DAHA VE DAHA....

Ey aç gözlü olan BEN… Nedendir bu açgözlülüğün..Nedendir her şeyi biranda yapmak isteğin.?
Bu aceleciliğin, bir ömre sığdıramayacak kadar çok değişikliliğin neden.?
Tutarsızlıkmıdır...!? 
Bu.korkumudur..!?
Bu paniklemen neden.?
Yaşayamayacaklarının korku ve telaşımıdır bu.?
Ömür bi su gibi gelip geçerken ,su olan ben; içimdeki dinmek bilmeyen bu girdap, bu alobora nedendir böyle..!?
Ne zaman bitecek diye baksam; durulan su içindeki girdap bir hortuma dönüşüp etrafı yakıp yıkıyor.. Her şeyi yok edercesine dağıtıyor.. Ve ben  baka kalıyorum kendime…Bitmek bilmeyen bu bu kausu yok etmek isterken ,ben seni gördüm bir an…Öylece kala kaldım ve sen bana öğrettin bu girdabın hikayesini .Sen bana  sevdirdin yok etme gücümün nedenini..Ben ve senin nekadar birlikte olduğumuzu gördüm.. Aç gözlülüğümün ,korkularımdan,yalnızlığımdan  ibaret oluşunu gördüm sende.. Girdabın içindeki tutkumu,deliliğimi,coşkumu gördüm.. Beni ben olarak sevmeyi öğrettin sen.. Yalnızlığımı sevmeyi, korkularımı sevmeyi öğrettin bana.; yanlışlarıma bir bilgeliğin eliyle bakmayı öğrettin....
BEN OLAN SEN , SENİ KABUL ETMEYİ VE SEVMEYİ ÖĞRENDİM..
ACI DA OLSA ZORDA OLSA.. 
YA SEN?

KEŞKE...

İçimdeki burukluğa baktım bu gece…
Keşkelerimize ve kaybetmişliklerimize ne kadar da yanıyoruz … 
Neden hep keşkeyi seviyoruz ve onun için de kayboluyoruz ;yada neden geçmişe özlüm duyuyor insan… O anı yaşayamadan yitip tükenen zamana hayıflanıyor….
Neden …
O  an değilmidir seni  bu güne taşıyan; o an değimlidir ki  bu gündeki   SENİ   SEN yapan..

Şu anda bulunuyorsan eğer, yapabileceğin  şeyi en sonuna kadar yap, her nefes alıp verdiğinde yaşam gücünü içinde taaaa damarlarında hissettiğinde , ne yapmak istiyorsan yap…..
Ya da sus........ 
Sessizce karanlığa gömül.Sisli bulutlar ve kelimeler arasında kaybol  yada feryat edercesine varlığınla o girdabın içinde ol....

Keşke onu sıkı tutsaydım bırakmasaydım ,
Keşke ruhumu ona açıp paylaşabilseydim,
Keşke daha çok şeyler yapabilseydim,
Keşke geçmişi yok sayıp hayata  yeniden başlayabilseydim………
Keşke... Keşke.....Keşke....Keşke........

Ve keşkeler bizi hep geçmişe  bağlar, nedense  bu günü yüreğinde hissedemez insan……Pişmanlıklar, zaman tünelinde yığılıp kalır ve zaman bir su gibi akıp geçerken , yaşanmamışlıkların verdiği öfkeyle kavruluruz hep...
Son nefese kadar hala gerçekleşmesi beklenen bir çok hayaller, bir kenara atılmış gazeteler gibi öylece tozlu yığınlar halinde durur...


Bu andan sonraki ana, sonrakimden yarına, yarından geleceğe,gelecekten öteye hep ard arda beklentiler..
Ve o an ne yapıyorsak yaptığı şeyin hazzını alamaz oluruz....
Bumudur yaşamak...!!?.
Bumudur hayatın  her anında olamk..!!!??
Söyle bana eydost bumudur...!!!?

Değilmidir ki  her soluk alıp verdiğimizde hayata yeniden başlamak,
Değimlidir ki  mümkün olmayan tek şey ,yaşadığımız anı bir daha yaşayamamak...
O zaman şu saniye de şu anı hisset ...
Senden başka  seni daha sımsıkı tutacak kimse yok inan..
Ve o uzanan eli yakala , sıkı tut ;çünkü her nefes alıp verdikçe o senle daim kalacaktır….

Keşkesiz ve şu an ki hayatla kalın….